Uzaklara Gidince...

Abone Ol

İnsan yaşadığı şehirden, hatta ülkeden ayrılınca; düşüncelere dalıyor, ister istemez hayatını masaya yatırıyor.
Dalıp dalıp gidiyor.
Onca emek verdiği, uğraştığı, peşinden koşturduğu şeyleri sorgulamaya başlıyor.
Git ağız tadıyla tatilini yap ve dön, öyle değil mi?
Ama öyle olmuyor, insan ağız tadından pek hoşlanmıyor. Ağız tadının yanına ille de birkaç poposuna batacak fikir ekleyiveriyor.

Nelere yapışığım?
Mesela ben üç gündür şunları düşünüyorum:
- Acaba uzaklarda ne kadar süre yaşayabilirim?
- Asıl sevdiğim İstanbul mu, yoksa kendi kendime yarattığım dünya mı?
- Sahip olduğum neleri kaybetmekten tırsıyorum?
- Nelere yapışığım, nelerden kopmakta zorlanırım?
- Tatil, bünyemiz için gerçekten tatil olabiliyor mu?
- Döndüğümde, neleri yerinde bulamamaktan endişeleniyorum?
- Bu kafa, gerçekten bir süre de olsa boşa alınabilir mi?
- Uzaklaşınca neden yeni kararlar almaya başlıyoruz?
- O kararlar evinde otururken niçin alınamıyor?
- Hayatımda memnun olmadığım ne?
- İnsanın kendini takdir etmesi çok mu zor?
- Gerçekten mutlu olmak için ihtiyacımız olan şey ne?
- Başarı zannettiğimiz gerçekten başarı mı?
- Burada yaşasam, ne iş yapardım?
- Mutlu olan; çok çalışan, çok kazanan, çok alkışlanan mı; yoksa bunlara hiç gerek duymadan anını yaşayan mı?
- Dilini bilmediğin bir yerde özgür olabilir misin?
- Yargılardan kurtulmak için kalkıp binlerce kilometre uzağa mı gitmek lazım?
- Yapmayı en sevdiğim şeyler, yanında olmayı en çok istediğim arkadaşlar kimler?

Zihni m nasıl susar?
- Kafa karışıklığının önüne geçebilen birileri var mı?
- Zihnimizi nasıl susturabiliriz?
- Telefonun çekmemesi, başımıza gelen en iyi şey mi?
- Dünya kocamansa, bizim küçücük olaylara takılıp kalmamızın sebebi ne?
- Burada adımı bile bilmeyen insanlar, bana sürekli gülerken; benim topraklarımda bunca sevimsizlik ve suratsızlık niye?
- Var olduğumuz yer, bizi yok ediyor olabilir mi acaba?
- Her şeyi bırakıp, çekip gidenler, sıfırdan hayat kuranlar; haklı olabilir mi acaba?
Ne dersiniz?
Hadi ben biraz daha düşüneyim...
Yok yok, iyisi mi bir kerecik bile olsa boşa alıp akışta yüzeyim.
Pazar günü görüşmek üzere.

<