Saadet Partisi Karaman Kadın Kolları Başkanı Kadriye Tunç, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ailelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara ve okullardaki güvenlik endişelerine dikkat çeken yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Tunç, kırtasiye masraflarının 7 bin lirayı bulduğuna işaret ederek, velilerin ağır eğitim faturalarıyla baş başa bırakıldığını savundu.
"Asgari Ücretli Aileler Bu Yükün Altından Nasıl Kalkacak?"
Yeni eğitim yılının milyonlarca anne ve baba için heyecandan ziyade geçim kaygısına dönüştüğünü belirten Kadriye Tunç, kalem, defter ve çanta gibi temel gereksinimlerin ciddi birer maliyet kalemi haline geldiğini vurguladı.
Bir öğrencinin sadece kırtasiye masrafının yaklaşık 7 bin TL’ye ulaştığına dikkat çeken Tunç, "Asgari ücretle geçinmeye çalışan bir anne-baba, bu masrafları nasıl karşılayacaktır? Çocuğunun okul masrafını karşılamak için mutfak masrafından, faturasından, giyiminden kısmak zorunda kalan ailelerin yükünü kim paylaşacaktır?" sorularını yöneltti.
"Aileyi Güçlendirmek Sloganlarla Mümkün Değildir"
İktidarın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesine atıfta bulunan Tunç, aileyi korumaya yönelik politikaların sahada ekonomik karşılık bulmadığını ifade etti. Sosyal devlet anlayışının gereği olarak eğitimin ekonomik gücü olanın satın alabildiği bir ayrıcalık değil, temel bir hak olduğunu hatırlatan Tunç, "Aileyi güçlendirmek; evladının eğitim masrafını düşünmeden karşılayabilen, beslenme çantasını doldurabilen, kira ve fatura arasında sıkışmayan anne ve babalarla mümkündür. Eğitim gerçekten ücretsiz midir, yoksa veliler görünmeyen eğitim faturalarıyla baş başa mı bırakılmaktadır?" ifadelerini kullandı.
Güvenlik Kaygısı ve Fırsat Eşitsizliği Vurgusu
Açıklamasında okullardaki fiziki şartlara ve güvenlik sorunlarına da geniş yer ayıran Tunç, Manisa Turgutlu'da yaşanan menfur saldırıyı hatırlatarak velilerin güvenlik, afet tedbirleri ve servis denetimleri konusunda derin endişeler taşıdığını belirtti. Bir anne-babanın çocuğunu okula gönderirken endişe değil güven duyması gerektiğinin altı çizildi.
Devletin görevinin sadece okul binası yapmak değil, çocuklara nitelikli ve güvenli bir ortam sunmak olduğunu ifade eden Tunç, iktidara şu çağrıda bulundu:
"Eğitim politikalarını yalnızca öğrenci sayıları üzerinden değil, ailenin gerçek hayatı üzerinden değerlendirin. Dar gelirli ailelerin üzerindeki eğitim yükünü azaltacak kalıcı politikaları hayata geçirin. Bizim için asıl kalkınma; çocuğun yüzündeki tebessüm, annenin evladının geleceğinden duyduğu güven ve her çocuğun eşit imkânlarla eğitim alabilmesidir. Adalet, okul kapısında başlamalıdır."





