Karaman Valiliğinin 24 Eylül 2026 tarihli duyurusuyla, Mut Barajı Sulaması ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesi için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun halkın görüşüne açılması, Karaman'da tartışmaları yeniden alevlendirdi. Karaman ile Mut sınır hattındaki verimli tarım arazilerini sular altında bırakacak projeye ilişkin, "Karaman'ın toprağı gidecek, suyu başkasına mı verilecek?" sorusu etrafında yetkililere şeffaflık çağrısı yapıldı.

Verimli Tarım Arazileri ve Zeytinlikler Tehlikede

Proje kapsamında yer alan Gökçetaş, Yalnızcabağ, Topkaya, Kızılalan, Çampınar, Elmadağı, Cerit ve Işıklar mevkileri sıradan arazi parçalarından ibaret değil. Bölgede yılların emeğiyle yetiştirilmiş zeytinlikler başta olmak üzere incir, kiraz, şeftali, kayısı, yer fıstığı, susam, erik ve üzüm bahçeleri bulunuyor. Yapılan açıklamalarda, bir zeytin ağacının ekonomik değerinin tek yıllık ürünle ölçülemeyeceği, çok yıllık bu tarımsal varlıkların kaybının bölge ekonomisine ağır bir darbe vuracağı vurgulanarak, projenin Karaman'a somut olarak ne kazandıracağının açıklanması talep ediliyor.

Göksu Projesi ve Karaman'ın Su Geleceği Ne Olacak?

Karaman'ın kuraklıkla mücadele ettiği, üreticinin yüksek sulama maliyetleri ve yeraltı sularındaki azalmayla başa çıkmaya çalıştığı bu dönemde, su yönetiminin havza bütünlüğü içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Karaman kamuoyunun en çok merak ettiği konulardan biri ise Mut Barajı'nın, yıllardır beklenen "Göksu'dan Karaman'a su getirilmesi" projesini nasıl etkileyeceği. Suyun hangi amaçla, kimin ihtiyacı için kullanılacağı ve Karaman'ın Göksu havzasındaki uzun vadeli su haklarının nasıl korunacağı konularında Devlet Su İşlerinden (DSİ) acil ve net bir planlama bekleniyor.

Bölgedeki "Rant ve Arazi Toplama" İddiaları

Büyük ölçekli devlet yatırımlarında kamu yararının gözetilmesi gerektiğinin altı çizilirken, proje bölgesinde yaşandığı iddia edilen olağan dışı arazi hareketlilikleri de gündeme taşındı. Yetkililere yöneltilen ve cevap bekleyen kritik sorular şunlar:

  • Proje gündeme gelmeden önceki dönemde, bölgede kimler tarafından arazi satın alındı?

  • Hangi parseller, hangi tarihlerde ve hangi bedeller üzerinden el değiştirdi?

  • Proje alanındaki arazi sahipleri ile planlama veya onay süreçlerinde görev alan kişiler arasında bir bağlantı bulunuyor mu?

  • Kamulaştırma kapsamında kalabilecek alanlarda geçmişe dönük tapu hareketleri incelendi mi?

Yetkililere Açık Çağrı: "Kamuoyu Bilgilendirilmeli"

Meseleye yalnızca bir baraj veya enerji yatırımı olarak bakılamayacağı, devlet yatırımının aynı zamanda toprağı korumak, üreticiyi yaşatmak ve doğal kaynakları adil kullanmak anlamına geldiği ifade ediliyor. Karaman halkı, "kamu yararı" söyleminin arkasına sığınılarak sürecin geçiştirilmesini kabul etmediklerini belirterek; etkilenecek tarım alanlarının haritasının, doğrudan zarar görecek aile sayısının, tarımsal kaybın ekonomik bilançosunun ve geçmişe dönük tapu hareketlerinin tüm şeffaflığıyla kamuoyuna açıklanmasını talep ediyor.