“Allah’ın Kuruşu”

Abone Ol


SAYIN Başbakan belli zamanlarda “Allah’ın Kuruşu” diye bir deyim kullanıyor.

Ben Allah’ın kulu veya “tek bir Allah’ın kulu çıkmadı” tabirlerini bilir ve kullanırdım. Ama “Allah’ın Kuruşu” deyimini bilmiyordum. Demek ki varmış. Allah ve kuruş kelimelerinin bir arada kullanılmasını doğru bulmadım. Sayın Başbakan “Allah’ın Kuruşu” tabirini, devleti külfet altına sokmadan yararlı işler yaptık veya biz bu yatırımı “bedavaya getirdik” bağlamında kullanıyor. Acaba devlet veya herhangi bir kişi, başkalarına bedavaya iş yaptırabilir mi?

ÖZELLEŞTİRME VE SERBESTLEŞTİRME

Özelleştirme, devletin malik ve müteşebbisi olduğu, rekabete açık bir işi/işletmeyi, özel kişilere bir bedel karşılığında satmasıdır. Hatta zarardan kurtulmak için bedavaya da verebilir. Çünkü zarardan kurtulmak da bir kazançtır. Özelleştirmede, yeni sahibin, üretime ve istihdama devam etmesi esastır. Yeni malikin işletmeyi kapatıp, arsasına inşaat yapması, özelleştirme değildir. Bu, bir kamu arsasının imar rantının özel kişilere peşkeş çekilmesidir. Buna engel olmak için “arsasız özelleştirme” yöntemini önermiştim.  

ALACAĞINDAN VAZGEÇMEK, ÖDEME YAPMAKTIR

Devletin, bütçe gelirlerinden doğrudan pay ayırmadan veya kamu borcu yaratmadan kamusal bir yatırımı özel bir şirkete yaptırmasında hiçbir yanlışlık yoktur. Ben de “Yap-İşlet-Devret” metodunu, hem ekonomik ve hem de yönetimi kolay bir yatırım yöntemi olarak görüyorum. Ama bu “tek bir Allah’ın kuruşu” harcamadan bedavaya iş yaptırmak değildir. Söz konusu olan yeni havalimanı inşası ise hiç böyle bir iş değildir. Devlet, yeni havalimanını inşa edecek girişimcilere “25 yıl boyunca alması gereken gelirleri” devretmektedir. Çok açık ki; “Gelirden vazgeçmek, ödeme yapmaktır”. 

YENİ HAVALİMANI FELAKET PAHALI BİR PROJEDİR

Marmaray, Metro, deniz ve kara yollarıyla bağlantılı ve en az 3 milyar dolara çıkmış Atatürk havalimanı yıkılacaktır. Bu bir milli servet tahribidir. Altyapısı bitmiş Sabiha Havalimanının verimi düşecektir.  Üstelik yeni havalimanı, yerinin sapalığı yüzünden özellikle İstanbul’un Anadolu yakasından ve Anadolu’daki kentlerden gelecek yolculara ilave ulaştırma maliyeti yaratacaktır.  1-2 milyar dolarlık yatırımla İstanbul havalimanları yılda 100 milyon yolcuya hizmet edebilir. Aynı gelir sağlanabilir. Fazladan sarf edilecek 7-8 milyar Euro’luk dış borç, milletin sırtına binen bir yük olacaktır.
Son Söz: Hesap, etkilediği her şeyi kapsamalıdır.